scispace - formally typeset
SciSpace - Your AI assistant to discover and understand research papers | Product Hunt

Journal ArticleDOI

Yoksulluk ve Suç İlişkisinin Sosyolojik Analizi: Bir Referans Çerçevesi (Elazığ Örneği)

01 Jan 2015-Vol. 5, Iss: 1, pp 193-224

AbstractSosyal yasantida suca etki eden bircok faktorden soz edilebilir. Ekonomik durum ve yoksulluk, suc uzerinde oldukca etkili olan unsurlarin basinda gelmektedir. Bircok sosyolog, kriminolog ve ekonomist, suc ile yoksulluk arasinda etkisel bir iliskinin oldugunu kabul etmektedir. Bu acidan tum sosyal bilimlerin ilgi alanina giren suc, ozelikle nedenleri ve sonuclari acisindan ekonomik boyutu goz ardi edilemeyecek derecede onemli bir olgudur. Ancak bu calisma, suc ile yoksulluk arasinda kesin bir nedensellik iliskisi yerine, yoksullugun, suc islemede pozitif etki ettigine kanaat getirmistir. Bu minvalde suc ile yoksulluk iliskisinin ortaya cikarilmasi amaciyla Elazig Ilinin yoksulluk haritasinda, yoksul olarak bilinen Aksaray, Hicret ve Sanayi Mahallelerinde ikamet eden daha once cesitli suclardan cezaevine girmis 29 birey ile anket calismasindan hareket etmistir. Ote yandan, alanda elde edilen gozlemler calismanin sekillenmesinde etkili olmustur. Bireylere cezaevine girmeden once ve cezaevinden ciktiktan sonraki genel durumlari, isledikleri suclar ve ekonomik durumlari ile ilgili sorular sorulmustur. Elde edilen veriler yorumlanarak yoksulluk ile suc arasindaki iliskinin irdelenip belirlenmesi amaclanmistir.

Summary (1 min read)

Yoksulluk ve Suç İlişkisinin Sosyolojik Analizi: Bir Referans Çerçevesi (Elazığ

  • Sosyal yaşantıda suça etki eden birçok faktörden söz edilebilir, also known as Örneği) Muhammet FIRAT1 Öz.
  • Ancak bu çalışma, suç ile yoksulluk arasında kesin bir nedensellik ilişkisi yerine, yoksulluğun, suç işlemede pozitif etki ettiğine kanaat getirmiştir.
  • Yoksulluk içindeki bireylerin, kaybedecekleri çok az şey olduğundan, bu bireylerin suç işleme eğilimleri daha fazla olabilmektedir (Mehlum & Moene & Torvık, 2005: 325–340).
  • Marksist kriminolog W.A. Bonger, Suçluluk ve Ekonomik Şartlar (1916) isimli çalışmasında kapitalist sistemin bireyleri açgözlü ve bencil olmaya ittiğini ileri sürmektedir.

1. Yoksulluk

  • Dar anlamda yoksulluk, maddi nitelikteki mahrumiyetlerden dolayı kaynaklara ve üretim faktörlerine erişememe, böylece asgari yaşam düzeyi sürdürecek gelirden yoksun bulunma hali, güncel olanaklara ulaşmada sınırlılık, varlıktan yoksulluk, geçinmede güçlük çekme geçimi için yeterli paraya sahip olmamadır (Aydın, 2007: 16).
  • İşte bu gereksinimleri karşılanabilirliği diğer bireyler ya da hane halkları ile karşılaştırmalı olarak analiz edildiğinde göreli yoksulluk sonuçlarına ulaşılır (Işık, 2007: 17).
  • Yoksulluğun belirlenmesinde temel ölçüt, bireyin gelir düzeyi ile temel gereksinimlerini karşılama yeterliliğidir.
  • Siyaset, ekonomi, çevre, kurumlar, arkadaş çevresi, aile, örf ve adetler, din, eğitim, gibi sosyolojik konularla suç arasındaki bağlantıları ortaya koyan çalışmalar mevcuttur (Işık, 2007: 48).
  • Suçun işlendiği çevre, suçu işleyenin cinsiyeti, yaşı ve bunun gibi pek çok faktör suçun ortaya çıkısında bağımsız değişkenlerdir.

3. Yoksulluk ve Suç: Bir Referans Çerçevesi

  • Suç ve suçla mücadele daha çok sosyologların ve kriminologların ilgisini çekmiş konulardır.
  • Ackerman (1998), Gruenewald vd. (2006) ve Wang ve Minor (2002) da yoksulluğu suçla ilişkili değişkenlerden biri olarak kabul etmiştir.
  • Bu tanımlamadan hareketle birçok suç teorisi, suçun yoksulluğa paralel olarak arttığını ileri sürmektedir.
  • Yoksullar arasında hırsızlık ve kız kaçırma suçu işleyenler yoksul olmayanlara göre iki kattır (Dinler ve İçli, 2012: 2–4).

5. Sosyo-Demografik ve Sosyo-ekonomik Yapı Sonuçları ve Bulguların Analizi

  • Araştırma kapsamında araştırmayla ilgili hazırlanan anket gözlem yöntemi yoluyla çeşitli veriler elde edilmiştir.
  • Katılımcıların öğrenim durumları Öğrenim durumu Frekans Yüzde Okur-yazar değil 2 6,9 Okuryazar ama okul mezunu değil 3 10,3 İlkokul mezunu 14 48,3 Ortaokul mezunu 8 27,6 Bunu %27,6’lık kısım ile ortaokul mezunları, %10,3’lük kısımla sadece okuryazar takip etmektedir, also known as Tablo 4.
  • Diğer taraftan araştırmaya katılan bireylerin babaların öğrenim düzeyi annelere oranla daha yüksektir.

Did you find this useful? Give us your feedback

...read more

Content maybe subject to copyright    Report

193
Bahar 2015 . Cilt 5 . Sayı 9
Yoksulluk ve Suç İlişkisinin Sosyolojik
Analizi: Bir Referans Çerçevesi (Elazığ
Örneği)
Muhammet FIRAT
1
Öz: Sosyal yaantıda suça etk eden brçok faktörden söz edleblr. Ekonomk
durum ve yoksulluk, suç üzernde oldukça etkl olan unsurların baında
gelmektedr. Brçok sosyolog, krmnolog ve ekonomst, suç le yoksulluk
arasında etksel br lknn olduğunu kabul etmektedr. Bu açıdan tüm
sosyal blmlern lg alana gren suç, özelkle nedenler ve sonuçları
açısından ekonomk boyutu göz ardı edlemeyecek derecede öneml br
olgudur. Ancak bu çama, suç le yoksulluk arasında kesn br nedensellk
lks yerne, yoksulluğun, suç lemede poztf etk ettğne kanaat
getrmtr. Bu mnvalde suç le yoksulluk lksnn ortaya çıkarılması
amacıyla Elazığ İlnn yoksulluk hartanda, yoksul olarak blnen Aksaray,
Hcret ve Sanay Mahallelerndekamet eden daha önce çetl suçlardan
cezaevne grm 29 brey le anket çalımasından hareket etmtr. Öte
yandan, alanda elde edlen gözlemler çamanın ekllenmesnde etkl
olmutur. Breylere cezaevne grmeden önce ve cezaevnden çıkktan
sonrak genel durumları, ledkler suçlar ve ekonomk durumları le lgl
sorular sorulmutur. Elde edlen verler yorumlanarak yoksulluk le suç
arasındak lknn rdelenp belrlenmes amaçlantır.
1 Ar. Görv. Fırat Ünverstes, İnsan ve Sosyal Blmler Fakültes, Sosyoloj Bölümü.
muhammetfrat@frat.edu.tr

194
Yazar AdıMuhammet FIRAT
Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Suç, Sosyo-ekonomk durum, Yoksulluk-
suç lks, Elazığ.
Gir
Yrmnc yüzyın sonlanda, nsanlığın yüz yüze kaldığı en öneml
beer ve toplumsal br olgu olarak gündem gal eden yoksulluğun
suçla lks rdelendğnde, anlamlı br lknn var olup olmadığı
hususu akla gelen lk sorulardandır. Çünkü suç statstklerne bakıl-
ğında, suçleyen breylern çoğunlunun yoksul oldu blnmek-
tedr. Kaybedecek çok ey olmayan breylerden oluan yoksulların suç
lemeye daha yatkın oldukları düünülmektedr. Dolayısıyla, yoksul
bireyler, hayat artları iyi olmayan ve suç tekil eden hayat tarzıyla de-
vamlı temas halinde olan bölgelerde yaamaktadır. Bu amaçla yoksul-
luğun çok oldu yerlerde suç oranlarının yüksek olup olmadığı nce-
lenmes gereken hususlardan brdr.
“Suç, hukuk kurallan toplum çn zararlı ve tehlkel görerek
yasakladığı ve ceza yaptıma bağladığı eylem” olarak tanımlanablr
(Ayhan ve Çubukçu, 2007: 31). İnsanlan neden suç ledkler, kamu
tarafından cezalandırılma rskne karın neden suça yöneldkler
her zaman merak konusu olmutur. Bugüne kadar suçun nedenlern
ortaya çıkarmaya yönelk çok sayıda aratırma yapıltır. Bu aratır-
maların büyük çoğunluğu ya özel br suçu, ya da suç lenmesnde et-
kl olan bün faktörler nceleme konusu yaparken, özel br etken le
s arasındak lky nceleyen çalımaların daha az olduğu bln-
mektedr. Suç üzernde etkl olablecek fakrler arasında ya, cnsyet
gb demografk nedenler ve yoksulluk gb sosyo-ekonomk unsurlar-
dan da söz edleblr (Dnler ve İçl, 2012: 2). Bu bağlamda yoksulluk
son yılların en öneml sorunlarından brn oluturmaktadır. Özellkle
reselleme sürecyle beraber gelr dağımındak bozulma ve yoksul-
luk öneml br sorun olarak karımıza çıkmaktadır. Yoksulluk çndek
breylern, kaybedecekler çok az ey oldundan, bu breylern suç -
leme eğlmler daha fazla olablmektedr (Mehlum & Moene & Torvık,

195
Yoksulluk ve Suç İlişkisinin Sosyolojik Analizi: Bir Referans Çerçevesi (Elazığ Örneği)
2005: 325–340). Bu nedenle yoksulluğun yüksek oldu kesmlerde suç
oranının artması kaçınılmaz olablr.
Marksst krmnolog W.A. Bonger, Suçluluk ve Ekonomkartlar
(1916)sml çalımasında kaptalst sstemn breyler açgözlü ve ben-
cl olmaya ttğn ler sürmektedr. Bonger’e göre, suç alt sınıflarda yo-
ğunlamaktadır, çünkü adalet sstem fakr olan breyler suçlu hale ge-
trrken, zengn olan breylern kend bencl steklerne ulaablmeler
çn yasal olanakları onlara sunmaktadır. Bu açıdan Bonger, suçun zen-
gnlkle, ekonomkyletrmelerle ortadan kalrılableceğn ler sür-
mektedr (Vold & Bernard & Snpes, 2001: 253). Bu mnvalde yoksulluk
sarmalındak breylern kendne özgü yaam tarzları, damgalı mekân-
ları ve dılanmaları onlan hukuk dıı eylemlere yönelmlern artr-
maktadır. Ayrıca ekonomk olanaklan yetersz olduğu durumlarda,
breyler htyaçlarını gdereblmek adına suç slerler.
Suç üzerne yapılan çamalarda; modernleme, sanayleme, kent-
leme, ale yapısı, akran grubu, kültürel yapı, meden durum, öğrenm
düzey, dn, yerlem yer, szlk ve yoksulluk gb daha sayamadığız
çok sada değkenn konu olduğu blnmektedr. Bu değkenler ara-
sında yoksulluk ve suç lksn konu ednen bu çama, yoksulluk le
suç arasında br lknn var olup olmadığı, yoksulluk le suç arasında
br lk varsa, bu lknn boyutlanı rdelemektedr.
1. Yoksulluk
Dar anlamda yoksulluk, madd ntelktek mahrumyetlerden dolayı
kaynaklara ve üretm faktörlerne erememe, böylece asgar yaam dü-
zey sürdürecek gelrden yoksun bulunma hal, güncel olanaklara ula-
mada sırlık, varlıktan yoksulluk, geçnmede güçlük çekme geçm
çn yeterl paraya sahp olmamadır (Aydın, 2007: 16).
Yoksulluk çn aratırmacılar arasında terch edlen k farklı yak-
laım söz konusudur: mutlak yoksulluk, görel yoksulluk. Yoksulluk ge-
nel olarak br halkın ya da onun belrl br kesmnn asgar yaam dü-
zeyn sürdüreblmek çn gıda, gym ve barınak gb sadece en bast

196
Yazar AdıMuhammet FIRAT
htyaç maddelern karılayablmes olgusudur. Buna mutlak yoksul-
luk da denmektedr. (Uzun, 2003: 156). Cömertler (2004) Dünya Ban-
kan tamlamasına göre, mutlak yoksulluk günlük gelr 2400 k/cal.
besn almaya yeterl olmayan nsanların durumunu fade etmektedr.
Mutlak yoksulluk sırı az gelm ülkeler çn k baına günde 1 do-
lar, Latn Amerka ve Karabler çn 2 dolar, Türkye’nn de dâhl edl-
dğ Doğu Avrupa ülkelernn de çnde bulunduğu gurup çn 4 dolar,
gelm sanay ülkelerçn 14.40 dolar olarak belrlenmtr (Cömert-
ler’den akt., Aydın, 2007: 17 ). Brey bu standartlar altında yaamını
sürdürüyorsa, o breyn yoksul oldu söyleneblr.
Bununla brlkte bu standartların yoksulluğu belrlemede uygun ol-
madığı, breyn yoksulluğunun belrlenmesnde görel yoksulluk kavra-
n kullalmasının daha uygun oldunu savunanlar, yoksulluğun
kültürel olarak tanımlanmasını ve evrensel br yoksulluk standardı-
n ölçülmemes gerektğn ler sürmektedrler (Gddens, 2008: 386).
Yan; yoksulluk aratırmaları yapılırken yerlem yer, mkân ve ola-
naklara ulaılablrlk ncelenr. Br sosyal grup veya breyn yoksullu-
ğunun dğer sosyal grup ve breylerle karılatılıp analz edlmes so-
nucu görel yoksulluk dedğmz yoksulluk belrlenr. Yeterl ve dengel
beslenmek nsanların hayatını sklı br eklde devam ettreblmes
çn gerekldr. Ancak buna ek olarak besn tüketmnn yanında tü-
ketlmes gerekl olan toplumsal kültürel gereksnmler de mevcuttur.
İte bu gereksnmler karılanablrlğ dğer breyler ya da hane halk-
ları le karılatırmalı olarak analz edldğnde görel yoksulluk sonuç-
larına ulaılır (Iık, 2007: 17).
Genellkle para veya gıda yokluğunun belrts olarak tabr olunan
yoksulluğun sırlarını genletmek mümkündür. Kültür, hzmet, na
yoksulluğu, yoksulluğun gen yelpazes çersnde kalan kavramlardır.
Ancak aratırma konusu açısından, yoksulluk en çok breylern beslenme,
barınma gb temel htyaçlan karılanamaması olarak kullalmak-
tadır. Yoksulluk tanımlarken de bu krterlerden hareket edlmektedr.
Ancak yoksulluğun gelr düzeyyle sınırlı tanımlarını kabul etme-
yen Amartya Sen, yoksulluğu özellkle ‘yapablrlk’ kavramı yardımıyla

197
Yoksulluk ve Suç İlişkisinin Sosyolojik Analizi: Bir Referans Çerçevesi (Elazığ Örneği)
açıklamaktadır. Yapablrlk, açlık, sağlıksızlık, cahllk, kötü barınma
koulları gb, her nsan mutlaka kaçınmak steyeceğ durumlardan
kaçınablme yets olarak tamlanmaktadır. Bu bağlamda ‘yapablrlk-
ten yoksunluk, yoksulluğun tanımı olarak ortaya çıkmaktadır (Buğra,
2005). Yoksulluğun belrlenmesnde temel ölçüt, breyn gelr düzey le
temel gereksnmlern karılama yeterllğdr. Buna ek olarak, yeterl
öğrenm görmem olmak, salt bedensel güce dayalı vasıf gerektrme-
yente çalımak veyaszlk, bulmak veya dğer ekonomk neden-
lere dayalı olarak göç etm olmak yoksulluğun çerçevelendrlmesnde
öneml ölçütler kabul edlmtr (Dnler ve İçl, 2012: 3).
2. Suç
Suç farklı dönemlerde, farklı bölgeler tarafından farklı ekllerde ta-
mlanmıtır. Zra her toplumda değen ölçülerde var olmu ve var ol-
maya da devam edecek olan evrensel ve genel br olay olarak suç, fark
ltürlern ve toplumlarına yapısına göre değen br görünüm serg-
lemektedr. Bu açıdan breylernçndekhtraslarla brlkte toplum
çnde yaaman ortaya çıkardığı çetl sosyal çelkler ve uyumsuz-
luklar var oldukça; suç olgusu da toplumda her zaman kendne yer bu-
lacaktır (Dönmezer, 1994: 49).
Bu bağlamda toplumun devamı ve bütünlemes, toplumu meydana
getren nsanların, sosyal yaam çersnde oluturulan dn, ahlak, hu-
kuk kurallarına uygun hareket etmeleryle mümkün olablmektedr. Top-
lumsal kurallara rayet etme halkın brlkte yaamasını temn ederken,
bu kurallardan sapma, toplum çnde yaayan nsanların rahatsız olma-
sına neden olarak toplumun devamını ve bütünlüğünü zedelemektedr.
Bu çerçeveden hareketle, genel olarak norm hlal durumu eklnde ta-
nımlanan suç, gelm ülkelerde olduğu gb gelmekte olan ülkelerde
de, kentlerde olduğu gb kırsal alanlarda da yaanan evrensel br olgu-
dur (Dönmezer,1994: 61).
Sosyolojk anlamda suç kavramı toplumda var olan normlardan
sapma olarak tanımlanmaktadır. Sapma davranıı gb suç toplumun
değer ve normlandan sapan eylemdr. Ancak suç, kanun koyucular

Citations
More filters

Journal ArticleDOI
Abstract: Turkiye yetmis dokuz milyonu asan nufusu ile yedi bolgeye ayrilmis bir ulkedir. Bolgeler arasi cografi konum ve pazarlara uzaklik farkliligi ile bolgeler arasi guvenlik riski farkliligindan kaynakli olarak Turkiye’de bazi bolgeler ekonomik kalkinma bakimindan dezavantajli bolge durumunda bulunmaktadir. Bu calismada ekonomik kalkinma icin onemli bir alan olan yoksulluk olgusunu Turkiye’de dezavantajli bolgeler perspektifinden incelenmesi amaclanmistir. Dezavantajli bolgelerin yoksullukla mucadelede hangi stratejilere agirlik vermesi gerektigi sorusuna yanit aranmistir. Calisma kapsaminda veriler resmi istatistikler ve sureli yayinlardan elde edilmistir. Elde edilen veriler uc asamada sunulmustur. Birinci bolumde yoksulluk, yoksulluk gostergeleri, yoksulluga ait temel kavramlar ve dezavantajli bolge tanima aciklik getirilmeye calisilmistir. Ikinci bolumde Turkiye’deki yoksulluk olgusu aciklanmistir. Ucuncu bolumde ise Turkiye’deki dezavantajli bolgelerdeki yoksulluk olgusu aciklanmistir. Bu baglamda dezavantajli bolgelerdeki yasam memnuniyeti; issizlik, sosyal yasam, guvenlik, cevre, egitim, saglik, gelir ve servet basliklari altinda incelenmistir. Sonuc olarak, TRC3, TRC2 ve TRB2 bolgesi ortalama yillik esdeger hane halki kullanilabilir fert geliri, issizlik oranlari, gayri safi yurt ici hâsila tutarlari, egitim, saglik gibi onemli alanlarda Turkiye ortalamasinin altinda kalarak ulkenin en yoksul bolgeleri oldugu tespit edilmistir.

Journal ArticleDOI
25 Jul 2019
Abstract: Suc ve suclulari konu alan kriminolojinin, ortaya ciktigi donemden beri kadin suclulugu konusunda detayli arastirmalar yurutulmektedir. Bu calisma, kadin suclulugu konusunu kriminolojinin isigi altinda ve toplumsal cinsiyet perspektifinde degerlendirerek, Turkiye orneginde kadinlarin organize suc veya cete suclarinda lider konumda olduklari ornek olaylari degerlendirmistir. Calismada, 2008-2018 tarihleri arasinda gazete haberlerine kadinlarin lider olduklari suclar olarak yansiyan suclarin yani sira Turkiye’de artan kadin suclulugunun nedenleri de kriminolojik olarak degerlendirilmistir. Bu degerlendirmelerin neticesinde, cogu sucta magdur olan kadinlarin da suc isleyebildikleri ve bu isledikleri suclarin hemcinslerine karsi veya onlari kullanarak oldugu dikkat ceken bir gerceklik olarak karsimiza cikmistir. Erkek kadar suc icinde olmasalar bile kadinlarda ozellikle fuhsa aracilik etmek, yer temin etmek, kadinlari bu amacla calistirmak, evrakta sahtecilik, hirsizlik ve nitelikli dolandiricilik gibi suclarda karsimiza aktor olarak cikmaktadirlar. Calismanin onemi, sucta, buyuk oranda magdur olan kadinlarin suca yonelmelerini toplumsal cinsiyet normlari baglaminda degerlendirmekten ziyade kadinlarinda degisen sartlarla beraber suc islemeyi bir alternatif gelir kaynagi olarak gormeleri uzerine bir inceleme olarak karsimiza cikmasidir.

References
More filters

Posted Content
Abstract: Crime is a subject of intense emotions, conflicting ideologies. However, economists have generally explained it as a reflection of individual choice and equilibrating market forces. Two major themes of the literature are outlined: the evolution of a 'market model' to explain the diversity of crime across time and space, and the debate about the usefulness of 'positive' versus 'negative' incentives. Systematic analyses generally indicate that crime is affected on the margin by both positive and negative incentives; there are serious limitations to the effectiveness of incapacitation and rehabilitation; and optimal enforcement strategies involve trade-offs between narrow efficiency and equity considerations.

587 citations


Additional excerpts

  • ...Bu açıdan bireylerin içindeki ihtiraslarla birlikte toplum içinde yaşamanın ortaya çıkardığı çeşitli sosyal çelişkiler ve uyumsuzluklar var oldukça; suç olgusu da toplumda her zaman kendine yer bulacaktır (Dönmezer, 1994: 49)....

    [...]

  • ...Suç, işlendiği mekâna, işleniş sebebine, işleyen kişinin içinde bulunduğu psikolojik duruma, yaşına göre değişmektedir (Dönmezer, 1994: 49)....

    [...]

  • ...Bu çerçeveden hareketle, genel olarak norm ihlali durumu şeklinde tanımlanan suç, gelişmiş ülkelerde olduğu gibi gelişmekte olan ülkelerde de, kentlerde olduğu gibi kırsal alanlarda da yaşanan evrensel bir olgudur (Dönmezer,1994: 61)....

    [...]


01 Jun 2007
Abstract: Suc farkli donemlerde, farkli bolgeler tarafindan farkli sekillerde tanimlanmistir. Bu nedenle evrensel bir tanimini yapmak zordur. Suc islemeyi onleme calismalari icin suca neden olan faktorlerin tespit edilmesi esastir. Bu calisma, suca etki eden faktorlerin tespitine yonelik olarak yakin gecmiste yapilmis olan ampirik calismalarin taramasi niteligindedir. Burada amac faktorleri gruplandirarak kent ve suc arasindaki olculebilir iliskileri ortaya koymaktir. Calismada once sucun tanimi uzerinde durulmus, sonra konu kapsaminda yapilmis ampirik calismalar, yapildiklari cografya ve icerikleri hakkinda kisa bilgi verilmis ve icerdikleri suca denen olan faktorler tespit edilmistir. Tarama sonucunda suca neden olan faktorler dort ana baslik altinda gruplandirilmistir: (1) sosyal ve kulturel, (2) ekonomik, (3) demografik, (4) mekansal faktorler. Bu ana basliklarin alt basliklari taranarak faktorlerin sayisal olarak gecmis calismalarda nasil olculdugunu ve degiskenlere donusturuldugu ortaya konmustur. Calisma bu yonuyle ileride kent ve suc arasindaki iliskiyi irdeleyecek ampirik calismalar icin kaynak niteligindedir

6 citations


Additional excerpts

  • ...“Suç, hukuk kurallarının toplum için zararlı ve tehlikeli görerek yasakladığı ve cezai yaptırıma bağladığı eylem” olarak tanımlanabilir (Ayhan ve Çubukçu, 2007: 31)....

    [...]